Dijitalleşme, son yıllarda yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil, doğrudan insanların hayatını değiştiren bir dönüşüm olarak karşımıza çıkıyor. İzmir’de faaliyet gösteren ve dijital dönüşüm alanında çalışmalarıyla dikkat çeken ajanslardan birinin kurucusu Ömer Ç., 2026 itibarıyla iş dünyasında yaşanan değişimi ve bu değişimin bireylerin yaşamına etkisini değerlendirdi.
Ömer Ç.’ye göre bugün dünyadaki gelir hacminin çok büyük bir bölümü artık dijital dünyada dönüyor. Bu durum yalnızca büyük şirketleri değil, bireysel çalışanları ve küçük girişimcileri de doğrudan etkiliyor.
“Artık para belirli saatlerde bir ofise giderek değil, dijital dünyada üreterek kazanılıyor” diyen Ömer Ç.,
“İnternet, yazılım, dijital hizmetler, online ticaret ve finansal platformlar bugün ekonominin merkezinde” ifadelerini kullandı.
“İnsanlar köle gibi çalışmak istemiyor”
Ömer Ç., geleneksel çalışma düzeninin insanları hem fiziksel hem de zihinsel olarak yorduğunu belirterek, dijital mesleklerin sunduğu özgürlüğe dikkat çekiyor.
“İnsanlar artık sabahın köründe kalkıp trafikte saatler harcamak istemiyor. Hayatını yaşarken kazanabileceği bir sistem arıyor” diyen Ömer,
“Dijital dünya tam olarak bunu sunuyor. Zamanı sen yönetiyorsun, hayatını sen planlıyorsun” şeklinde konuştu.
Ona göre dijital meslekler, insanları tek bir mekâna ve katı saatlere bağlı kalmaktan kurtarıyor. Bu da çalışma hayatında daha özgür ve daha verimli bir dönemin kapısını aralıyor.
“Dünyanın neresine gidersen git, işin seninle geliyor”
Dijital dünyada çalışmanın en büyük avantajlarından biri de mekân bağımsızlık. Ömer Ç., bunun özellikle yeni nesil için çok önemli bir konu olduğunun altını çiziyor.
“Bugün dijital çalışan biri, İzmir’deyken de çalışabilir, yurt dışına çıktığında da” diyen Ömer,
“Bilgisayarın ve internetin varsa, işin seninle birlikte dünyanın her yerine gider” dedi.
Bu durumun yalnızca bireysel özgürlük değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik açısından da büyük bir avantaj sağladığını vurguluyor.
“2026’da birçok meslek ya yok oldu ya da dönüşmek zorunda kaldı”
Ömer Ç.’ye göre 2026 yılı itibarıyla pek çok geleneksel meslek artık eski anlamını yitirmiş durumda. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital sistemler, klasik iş modellerini ciddi biçimde değiştirdi.
“Bazı meslekler tamamen ortadan kalktı, bazıları ise dijitalleşmek zorunda kaldı” diyen Ömer,
“Bu süreci erken fark edenler kazandı, görmezden gelenler ise geride kaldı” değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle dijital becerilere sahip olan bireylerin gelir düzeyinin daha yüksek olduğunu ve iş bulma konusunda daha avantajlı konumda olduğunu belirtiyor.
“Dijitalleşmeyi kabul edenler daha rahat bir hayat yaşıyor”
Ömer Ç.’ye göre dijital dünyanın parçası olmayı kabul eden bireyler yalnızca daha fazla kazanmıyor, aynı zamanda daha dengeli bir hayat sürme şansı yakalıyor.
“Dijitalleşme sadece para kazanmak değil, yaşam kalitesini artırmak demek” diyen Ömer,
“Zamanını ailene, kendine ve hayatına ayırabiliyorsan, asıl kazanç budur” ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak Ömer Ç., önümüzdeki yıllarda dijital dünyanın daha da büyüyeceğini ve bu alana adapte olanların hem ekonomik hem de sosyal anlamda daha güçlü bir konumda olacağını söylüyor.

























