Hutchinson tarafından yapılan açıklamalar bahsegel platformunda da yer alırken, deneyimli oyuncu; “Havamız iyi. Ben bir süre uzak kaldım, dediğiniz gibi ama şu anda tekrar döndüm ve takımla beraberim. Her takım için önemli şeyler bu kamplar, sabah-akşam beraber olursunuz bu ortamlarda, bu da bir birliktelik sağlar. İyi gidiyor şu anda, idmanlarımız da keyifli oluyor. Ben de kendim geri döndüğüm için mutluyum ayrıca… Sezona başladığımız süreç iyiydi aslında, iyi başlamıştık ama şu an üzerinde çalışmamız gereken şeyleri çalışıyoruz, lig uzun bir süreç. Bu kamptan sonra ilk maçımıza nasıl başlayacağımız bizim için çok önemli olacak. Orada göstereceğimiz reaksiyon bizim için önemli olacak, savaşacağız tabii ki. Ligin geneli itibariyle şampiyonluk bu kulübün her zaman hedefidir. Dediğim gibi iyi başlayıp iyi götürmeyi hedefliyoruz. Oynanacak çok da fazla maç var, çok da zaman var. Bir seri yapabilirsek eğer, en azından işler hızlıca değişebilir. Şu anda işler yolunda ve detaylar üzerine çalışıyoruz ama ilk maçımıza galibiyete başlamayı umuyoruz. Hocamızın tabii ki henüz daha yeni geldiğini söyleyebiliriz, daha çok uzun süre geçmedi üzerinden. Bir takımı nasıl kazanan bir ekip yapacağını bilen, şampiyon yapmayı bilen, o şekilde bir takım kurmayı bilen bir hoca. Bize doğru yolu gösteriyor, bizim doğru yolda olmamızı sağlıyor, olmamız gereken şeyi bize gösteriyor ki bu bahsettiğim şey tabii her maç kazanan ve işin sonunda hedeflediği şeye ulaşan bir takımdır her zaman. Sezon sonundaki hedefe ulaşmamız için bize yardımcı oluyor. Dediğim gibi Şenol Güneş çok iyi bir hoca ve çok da çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızın sonucunu da almayı hedefliyoruz. Benim için orta saha pozisyonu; bilhassa 6 ya da 8 pozisyonları hep kendimi daha rahat hissettiğim pozisyonlar olmuştur. Hoca beni o dönem daha çok 8 gibi düşünmüştü çünkü Joseph vardı, savunma görevini o benden daha fazla üstleniyordu. O dönemde beni biraz daha serbest bıraktığını söyleyebilirim. Hoca ile şampiyon olduğumuz sezon gerçekten bizim için çok iyi bir sezondu. Çok çalıştık ve sonunda da başarılı olduk, meyvesini aldık. Futbolda maalesef her zaman en iyi şeyler olmuyor, en iyi seviyede olamıyorsunuz. Bir sonraki sezon maalesef böyle oldu, takım halinde performansımız düştü o sene. Burada Şampiyonlar Ligi ve o maçların getirdiklerini belki bir etken olarak söyleyebiliriz ama genele baktığımızda hepimizin performansı düştü. Aslında hiç bir sıkıntımız yoktu. Onun ilk geldiği zaman benim milli takım zamanıma denk geldi. Birazcık seyahatin fazla olduğu ve milli maçların yoğun olduğu döneme denk geldi. Dürüst olmak gerekirse o dönem form grafiğimin de yüksek olduğunu düşünüyorum ama bir sıkıntı olmadı aramızda… Harikaydı, çok özel bir tecrübeydi ve çocukluktan beri hep hayalini kurduğum bir şeydi bu benim. Hepimizin odağı, tüm taraftarların, tüm ülkenin odağı bu kupa üzerine çok fazla yansımıştı, orada toplanmıştı. İlk maçta sahaya çıkarken o atmosfer, o anki hissettiklerim, stattaki ambiyans... O duyguları kelimelere dökmek gerçekten çok zor, harika bir atmosferdi. Ben kupanın her anından zevk almaya çalıştım, maçlar hiç bitmesin istedim. Ne yazık ki sonuçlar istediğimiz gibi olmadı grup aşamasında. Ama uzun süre sonra takımı oraya götürebilmek, milli takımı oraya taşıyabilmek, insanların Kanada futbolu hakkında bilgisinin olmadığı bir ortamda, onlara Kanada futbolunu sunmak çok müthiş bir tecrübe oldu bizler için… Şu an bulunduğumuz noktada hep detaylar üzerine kurulu olduğunu görüyoruz futbolun. Dünya futbolu, Dünya Kupası da bu şekilde yıldızları içerirken, gözler tabii ki bu yıldız isimlerin, bu büyük isimlerin üzerinde oluyor. Sadece futbolda değil tabii ki, hayatta da tüm gözler bu insanların üzerinde. Sadece futbolda sahada ya da sahnede değil, özel hayatlarında da takip ediyor insanlar. Ayrıca bahsettiğim sporcular kendi ülkelerini en zor seviyede temsil ediyorlar ki bir Dünya Kupası, bir ülkenin yükü omuzlarında bu insanların. Bu en yüksek seviyedeki temsile ben kesinlikle, bir kere önce saygı duyulmasını, saygılı olunmasından yanayım. Ronaldo konusunda bunun bir hoca kararı olduğunu düşünüyorum ki, Ronaldo'nun günün sonunda düşündüğümüzde yaptığı şey, futbola çok fazla şey katmak. 18-20 yıldır neredeyse sürekli en iyi seviyede oynamış, futbola çok fazla şey katmış bir insan. Bizler futbolcuları izlerken onlara saygı duyup, kendileri hakkında sürekli olumlu konuşmalıyız. Çünkü bunu hak ediyorlar. Futbol belki de hiç görmediği ve ileride belki de görmeyeceği bir şeyi yaşıyor, Ronaldo, Messi ve bu diğer futbolcular aynı sahneyi paylaştığında... Bu futbolcuların hepsine saygı duymamız gerekiyor. 10 sene. 10 çok güzel sene geçirdim, 10 çok güzel sezon geçirdim Beşiktaş gibi kulüpte ve böyle bir ülkede. Muazzam taraftarın önünde oynadım. Her anlamda zevk aldım, çok başarılı oldum. Hayatımın en özel anlarını, hep en zevk aldığım anlarımı burada yaşadığımı söyleyebilirim. Henüz daha son senemin içerisindeyim, bir karar vermiş değilim. Son yıllarda hep bu konu gündeme geliyor ama tek net olan şey, kariyerimi Beşiktaş'ta bitireceğim konusu. Çok fazla sürmeden birkaç ay içerisinde bu konuda bir karar vereceğim. Potansiyel olarak son senem gibi gözüküyor ama yine de net bir karar vermiş değilim.” ifadelerini kullandı.

Bu Yaşa Kadar Devam Edeceğimi Hiç Düşünmemiştim

Deneyimli oyuncu bu yaşına kadar futbolun içerisinde aktif bir şekilde olacağını daha önce düşünmediğini belirtti. Halen daha iyi hissettiğini belirten Atiba; “Aslında, hiç bu yaşa kadar devam edeceğimi düşünmemiştim. 20'li yaşların sonlarına doğru '35 yaş civarında sağlıklı olabilirsem futbolu bırakırım' diye düşünüyordum ki bir futbolcunun futbolu bıraktığı ortalama yaşlar 34-35 civarıdır. O Yaşa geldiğimde bir yıl daha, 2 yıl daha giderim diye düşünüyordum ama aklımda hiç 39 40'a kadar gitmek yoktu. Son yıllarda iyi seviyede oynadım ve bunu yaparken zevk aldım ki benim için en önemli konu budur. Sadece oynamış için olmak değil, takım arkadaşlarımla saha içerisinde bulunduğum her andan zevk aldım. Trabzonspor maçı var, o malum maç. Sadece benim değil, tüm takım için bence çok özel bir maçtı. Çok git-gelli bir maç oldu, maçın sonunun nereye gideceğini kestiremediğimiz bir maçtı. Galibiyet golünü ben attım, takımımız yarışta kaldı ve gerçekten benim için çok farklı, özel bir maç oldu. Ayrıca Göztepe maçı var. Son şampiyon olduğumuz sene. O maç da hepimiz için tüm duyguları, tüm hisleri bir maçta hissettiğimiz bir karşılaşmaydı. Öyle bir şeyi, buna yakın bir şeyi başka bir maçta da neredeyse hiç yaşamadığımızı söyleyebilirim. Son saniye, son ana kadar 2-3 takımın yarıştığı bir gündü. Sonucunda biz kazandık ama tüm ülke futbolu için bence o gün de o maçlar unutulmaz maçlar olmuştur. Biraz, biraz problem" diye cevap veren tecrübeli oyuncu, "Çok zorlanırsam, çok zora düşersem kendimi ifade edebilirim aslında ama Türkçe çok zor bir dil, öğrenmesi çok kolay bir dil değil. Tezahüratların çoğunu tanırım, çoğunu anlarım aslında. Ama sözleri tam anlayamıyorum, sadece kelimeleri tam oturtamıyorum. Beni çağırdıkları zaman yaptıkları tezahüratları, tabii hem isimden dolayı hem de tezahürattan dolayı zaman zaman daha kolay anlıyorum" diye konuştu ve taraftarların kendisi ile ilgili yaptığı 'Atiba Hutchinson, çatışmalar başlasın. Aslında çok uzun bir mesaj verebilirdim ama kısa tutacağım bunu. Hepsine minnettarım, tüm taraftarlarımıza minnettarım, aslında tüm ülke taraftarlarına da bunu söyleyebilirim; onlara da minnettarım. İlk geldiğim andan beri burada futbol oynama fırsatı ile kutsanmış durumdayım, bu beni çok mutlu ediyor. Tüm Beşiktaş taraftarına bana gösterdikleri destek ve sevgi için teşekkür ederim. Elimden geldiğince, gücüm tükenene kadar yapmaya devam edeceğim. Ve umarım sezon sonunda da onları mutlu etmeyi başaracağız” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.