Prof. Dr. Sabahattin Destek: “Meme kanseri sessiz ilerleyebilir: Belirtileri göz ardı etmeyin”

Prof. Dr. Sabahattin Destek: “Meme Kanseri Sessiz İlerleyebilir: Belirtileri Göz Ardı Etmeyin”

Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ederken, erken tanı sayesinde büyük oranda tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer alıyor. Ancak hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilmesi, tanı sürecini geciktirebiliyor ve tedavi şansını olumsuz etkileyebiliyor. Prof. Dr. Sabahattin Destek, düzenli kontrollerin ve erken farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Sessiz ilerliyor

Meme kanseri, özellikle erken evrelerde çoğu zaman belirgin bir şikâyete yol açmadan gelişebiliyor. Bu nedenle birçok hasta hastalığı ancak ilerleyen dönemlerde fark edebiliyor. En sık karşılaşılan belirtiler arasında memede ele gelen kitle, meme şeklinde değişiklik, ciltte çekinti, kızarıklık ve meme başında akıntı yer alıyor.

Ancak her kitle kanser anlamına gelmediği gibi, ağrı olmaması da hastalığın olmadığı anlamına gelmiyor. Bu noktada düzenli doktor kontrolleri ve tarama yöntemleri büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Destek, “Meme kanseri erken dönemde çoğu zaman sessiz seyreder. Bu nedenle belirtiler ortaya çıkmadan önce yapılan taramalar hayat kurtarır” ifadelerini kullanıyor.

Sabahattin Destek: “Erken tanı hayat kurtarır”

Uzmanlara göre meme kanserinde başarıyla sonuçlanan tedavilerin en önemli anahtarı erken teşhis. Özellikle 40 yaş üstü kadınların düzenli mamografi çektirmesi, risk grubundaki bireylerin ise daha erken yaşta tarama programlarına dahil olması öneriliyor.

Bunun yanı sıra, kadınların ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması da erken farkındalık açısından büyük önem taşıyor. Memede fark edilen en küçük değişikliğin bile ciddiye alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sabahattin Destek, şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini vurguluyor.

Günümüzde meme kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri bir arada uygulanabiliyor. Hastalığın evresine göre planlanan tedavi süreci, birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.

Erken evrede yakalanan vakalarda meme koruyucu cerrahilerin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Destek, “Gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde meme kanserinde hem tedavi başarısı artıyor hem de hastaların yaşam kalitesi korunabiliyor” dedi.

Kontrolleri ihmal etmeyin

Meme kanseriyle mücadelede en güçlü silahın bilinçli hareket etmek olduğunu vurgulayan uzmanlar, düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Aile öyküsü bulunan, hormonal risk faktörleri taşıyan veya yaşam tarzı nedeniyle risk altında olan bireylerin daha dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor.

Prof. Dr. Destek, “Erken teşhis hayat kurtarır. Belirtileri göz ardı etmek yerine, düzenli kontrollerle hastalığı henüz başlangıç aşamasında yakalamak mümkün” diyerek farkındalığın önemine dikkat çekiyor.

Exit mobile version