Cerrahi müdahale kararı alan hastaların ve yakınlarının zihnindeki en büyük soru işareti çoğu zaman aynı: “Bu ameliyatın riski nedir?” Sağlık uzmanları, bu sorunun cevabının çoğu kez yanlış anlaşıldığını, hastaların riski yalnızca “masada kalma” yani ölüm ihtimaliyle özdeşleştirdiğini belirtiyor.
Oysa modern tıpta asıl üzerinde durulan kavram, ameliyat sonrası yaşam kalitesini doğrudan ilgilendiren morbidite. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, iki kavramın sıklıkla karıştırıldığına dikkat çekiyor: “Mortalite ölüm oranını ifade eder; morbidite ise hastanın hayatta kalmasına rağmen geçici ya da kalıcı olarak yaşadığı fonksiyon kayıplarını, ağrıları ve iyileşme sürecindeki zorlukları anlatır. Hastaya ‘risk nedir?’ sorusunda asıl konuşmamız gereken konu budur.”
Uzmanlara göre beyin gibi son derece hassas bir organda yapılan her müdahale belli bir fonksiyonel etkilenme riski taşısa da, gelişen teknoloji bu oranları ciddi şekilde düşürdü. Mikrocerrahi, nöronavigasyon, intraoperatif nöromonitörizasyon ve uyanık beyin cerrahisi gibi yöntemler sayesinde, donanımlı merkezlerde birçok ameliyatta kalıcı morbidite oranının %2-5 seviyelerine kadar gerilediği belirtiliyor.
Hastaların ameliyat öncesinde doktorlarıyla şeffaf bir iletişim kurmasının, iyileşme süreci ve olası kalıcı etkiler hakkında soru sormaktan çekinmemesinin ve gerektiğinde ikinci bir uzman görüşü almasının önemine değinen uzmanlar, ameliyat sonrası rehabilitasyona erken başlamanın da morbidite etkilerini azaltmada belirleyici olduğunu söylüyor.
Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi ve hastalara yönelik açıklamalara morbidite nedir başlıklı içerikten ulaşılabiliyor.
