1. Haberler
  2. Teknoloji
  3. Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon Altyapısında Aşırı Gerilim Koruması

Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon Altyapısında Aşırı Gerilim Koruması

Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon Altyapısında Aşırı Gerilim Koruması
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Veri merkezleri, saniyelik bir kesintinin bile ölçülebilir maliyet ürettiği tesislerdir. Sunucular, depolama üniteleri, ağ anahtarları ve soğutma sistemleri birbirine bağımlı çalışır; zincirin tek bir halkasında meydana gelen elektriksel arıza, tüm hizmetin durmasına yol açabilir. Bu tesislerde enerji altyapısı genellikle yedekli tasarlanır: çift besleme, jeneratör grupları ve kesintisiz güç kaynakları standarttır. Ancak yedeklilik, aşırı gerilim darbelerine karşı tek başına koruma sağlamaz; darbe her iki besleme hattından aynı anda gelebilir.

Telekomünikasyon altyapısı benzer bir hassasiyet taşır. Baz istasyonları, fiber dağıtım noktaları ve santral binaları çoğu zaman yüksek noktalarda, kırsal alanlarda ya da uzun hatların sonunda konumlanır. Bu konumlar, yıldırım aktivitesine ve şebeke darbelerine en açık noktalardır. Bir baz istasyonundaki kontrol kartının arızalanması, binlerce abonenin hizmet alamaması anlamına gelir ve arıza noktasına ulaşmak saatler sürebilir.

Bu tesislerde koruma konsepti, yalnızca enerji hattını değil tüm giriş yollarını kapsamalıdır. Enerji besleme hatları, jeneratör bağlantıları, fiber optik kabloların metal zırhları, bakır haberleşme hatları, anten koaksiyel kabloları ve bina otomasyon hatları, her biri darbe için ayrı bir giriş kapısıdır. Enerji tarafında kusursuz bir koruma kurulmuş olsa bile, anten hattından giren bir darbe verici ünitesini, haberleşme hattından giren bir darbe ise ağ anahtarını devre dışı bırakır.

Enerji tarafında kademeli koruma, veri merkezlerinde standart yaklaşımdır. Bina girişindeki ana panoda Tip 1 sınıfı cihazlar, kat dağıtım panolarında ve UPS giriş-çıkışlarında Tip 2 cihazlar, sunucu kabinlerini besleyen güç dağıtım ünitelerinde ise Tip 3 cihazlar kullanılır. UPS’in hem giriş hem çıkış tarafının korunması kritik bir ayrıntıdır; çünkü UPS’in kendisi de darbeye hassas bir elektronik cihazdır ve arızalanması durumunda arkasındaki tüm yük savunmasız kalır.

Haberleşme hatlarının korunması, veri merkezi ve telekom tesislerini diğer uygulamalardan ayıran temel noktadır. Ethernet hatları için tasarlanmış sinyal parafudrları, PoE ile beslenen kameralar ve erişim noktaları için özel modeller, koaksiyel anten hatları için darbe kapasitesi yüksek koaksiyel koruyucular ve RS485 ya da telefon hatları için ince koruma cihazları, her biri ilgili hattın empedansına ve sinyal frekansına uygun seçilmelidir. Yanlış seçilmiş bir sinyal koruyucusu, darbe olmasa bile hattın veri hızını düşürerek hizmet kalitesini bozar.

Topraklama ve eşpotansiyel sistemi, bu tesislerde neredeyse koruma cihazlarının kendisi kadar önemlidir. Sunucu kabinleri, kablo tavaları, yükseltilmiş döşeme taşıyıcıları, klima üniteleri ve tüm metal yapılar, düşük empedanslı bir ağ oluşturacak şekilde ortak baraya bağlanmalıdır. Farklı topraklama noktaları arasında oluşan potansiyel farkı, darbe anında cihazlar arasında dolaşan akımlara yol açar ve koruma sistemini etkisiz kılar. Telekom kulelerinde ise kule topraklaması ile ekipman kabini topraklamasının tek noktadan birleştirilmesi temel bir kuraldır.

Bu tür tesisler için koruma cihazı seçimi, çok sayıda hat tipi ve kademeyi bir arada değerlendirmeyi gerektirir. Hangi panoda hangi sınıf cihazın kullanılacağını, şebeke ve topraklama düzenine göre hangi kutup yapısının gerektiğini belirlemek için parafudr seçim aracı pratik bir başlangıç noktası sunar. Araç, uygulama alanı ve tesisat parametrelerine göre uygun cihaz sınıfını önererek tasarım sürecini hızlandırır; ardından detaylı mühendislik değerlendirmesi ile koruma konsepti tamamlanır.

İzleme ve bakım, insansız işletilen telekom noktalarında özel önem taşır. Bu tesislerdeki koruma cihazlarının tamamı uzaktan sinyal kontağına sahip olmalı ve bu kontaklar merkezi izleme sistemine bağlanmalıdır. Böylece bir cihaz ömrünü tamamladığında ya da bir darbe sonrası devre dışı kaldığında, bakım ekibi sahaya gitmeden durumu öğrenir ve planlı bir müdahale yapar. Yıldırım mevsimi öncesi yapılacak saha kontrolleri, topraklama direnci ölçümleri ve bağlantı noktalarının termal taraması, koruma sürekliliğini garanti eder.

Jeneratör ve otomatik transfer sistemleri de koruma planına dahil edilmelidir. Şebeke kesintisinde devreye giren jeneratör, hattı farklı bir kaynaktan beslemeye başlar ve transfer anında oluşan anahtarlama darbeleri, UPS girişine ulaşır. Jeneratör çıkışına ve transfer panosuna yerleştirilecek Tip 2 cihazlar, bu geçiş anlarında oluşan darbeleri karşılar. Ayrıca jeneratörün kendi kontrol elektroniği de bir darbe kaynağı olduğu kadar darbe kurbanı da olabilir.

Soğutma sistemleri veri merkezinin sessiz kahramanlarıdır ve sıklıkla koruma planının dışında bırakılır. Oysa hassas klima ünitelerinin kompresörleri ve fan sürücüleri, hem hat üzerinde anahtarlama darbeleri üretir hem de gelen darbelerden zarar görür. Soğutmanın devre dışı kalması, sunucuların termal koruma nedeniyle dakikalar içinde kapanmasına yol açar. Bu nedenle klima besleme panoları da kademeli koruma yapısının parçası olmalıdır.

Sonuç olarak, veri merkezleri ve telekomünikasyon tesislerinde aşırı gerilim koruması, hizmet sürekliliğinin en temel bileşenlerinden biridir. Enerji, haberleşme ve anten hatlarının tümünü kapsayan, düşük empedanslı bir topraklama ağı üzerine kurulmuş ve sürekli izlenen bir koruma sistemi, yatırımı ve müşteri güvenini birlikte korur.

Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon Altyapısında Aşırı Gerilim Koruması
Yorum Yap